Türk Siyaseti ve Perde Arkası !

Türkiye Cumhuriyeti Siyasi Partileri ve Politikaları

İki Soru Havada Kaldı !

Yazan: trsiyaset Eylül 25, 2008

CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu ile AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, Meclis’te, Uğur Dündar yönetiminde kozlarını paylaştı. Kılıçdaroğlu, hayali ihracat ve uyuşturucu kaçakçılığı iddialarını, belgelerle ispatlamaya çalıştı

CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu ile AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat arasındaki “tarihi düeollo” dün TBMM basın toplantı salonunda gerçekleşti. Gazeteci Uğur Dündar’ın hakemliğinde gerçekleşen ve 95 dakika süren tartışmada belgeler havada uçuştu. İşte tarihi görüşmeden akılda kalanlar:

İlk belge ihbar mektubu

Kılıçdaroğlu: Bu belge Başbakanlık Teftiş Kurulu’na yazılan ihbar dilekçesi. Dilekçenin altında ’saygılarımla, Dengir Mir Mehmet Fırat’ismi yazılı. Bu dilekçenin üçüncü maddesini okuyorum Adı geçen kontrolörün mesleğe giriş tarihindeki servet beyanıyla, bugünkü servet beyanı karşılaştırıldığında, izah edilemeyecek haksız bir varlığa sahip olduğu görünecektir. Bu dilekçe üzerine Başbakanlık Teftiş Kurulu, aynı olayı alıyor, Recep Tayyip Erdoğan onay veriyor. Müfettiş arkadaşın vardığı sonuç şu ’Müfettişliğimizce yapılacak işlem bulunmadığı, bu konuda müfettişliğimizce soruşturma yapılmasına gerek olmadığı kanısına varılmıştır.’

Fırat: Bu tahkikatı yürüten kişi, 2002 seçimlerinde kendi partisinin Diyarbakır aday adayı mıydı? 2007 seçimlerinde bu raporu hazırlayan kişi yine Diyarbakır CHP aday adayı mıydı? Bu iki soruya cevap istiyorum. Eğer adaysa bir kere organik bağ vardır. Doğrudur, benim hakkımda haksız bir iddia olduğu kanısıyla ben şikayet hakkımı yetkili merciler nezdinde kullandım. Başbakanlık Teftiş Kurulu’nun belgesi, mal beyanı yönünden bir suç oluşmadı, fakat haksız yere beni suçladığından dolayı nedenleri çok geniş olarak izah ediliyor. Demek ki ben şikayet hakkımı kullanıyorum, bir tahkikat yapılıyor, bu tahkikatta söylediklerimden birisi uygun bulunmuyor ama diğeri uygun bulunuyor ve mahkemeye sevk ediliyor.

Hayali ihracaat belgesi

Kılıçdaroğlu: Fırat’ın şirketi Menas, Mersin’de hayali ihracat yaptı mı yapmadı mı? Menas Mersin’de ihracat yapıyor. Merkez Bankası’ndan teşvik alıyor. Bir olay oluyor, ihracatın sonunda beklenen dövizler Türkiye’ye gelmiyor. Olayı Hazine Müsteşarlığı’ndan Orhan Tur isimli bir kontrolör soruşturuyor. Düzenlediği rapor sonucunda diyor ki, ’İhracat yapılmış gibi gösteriliyor. Ama Türkiye’ye dışardan döviz gelmiyor. Dövizi iç piyasadan, içeriden topluyorlar. Mersin serbest bölgesine getiriyorlar. Mersin Serbest Bölgesi’nde açılan bir hesaba yatırılıyor. Sonra da ’Türkiye’ye yurtdışından döviz geldi’diye götürüp, Merkez Bankası’na veriyorlar ve ihracat teşvik primi alıyorlar. Mersin İdare Mahkemesi oy birliğiyle haksız kazanç diyor. Şirket temyize gidiyor. İtiraz Danıştay 10. Dairesi’nde görüşülüyor. Danıştay 10. Dairesi, “İhracat işlemleri yapmadan para transferleri suretiyle haksız olarak elde edildiği sabit olduğundan davanın temyiz istemi talebi reddedilmiştir” diyor. Hayali ihracat işlerinin yapıldığı dönemler Fırat’ın Yönetim Kurulu Başkan Vekili olduğu dönemdir.

Fırat: Bu soruşturma raporu, devletin bütün kademeleri bu arada da Mersin Cumhuriyet Savcılığı’na geldi. Savcılık bunu inceliyor ve kovuşturmaya gerek olmadığına karar veriyor. Ama bu olmuyor. Mahkemeye itiraz ediliyor. Hayali ihracatla suçlanan şirketin yönetim kurulu üyesi değilim. Milletvekili olduğum andan itibaren üyelikten çıktım. O tarihte ben sadece ben bir anonim şirketinin ortağıyım. Araştırma yapmadan ’Acaba bizim tosun veya bizim yakınımız olan müfettiş bu raporu düzenledi’ Bunun sonucunda ne oldu?’

İngiltere’ye giden mallar

Kılıçdaroğlu: Fırat farklı dosyadan bahsediyor. Savcılık takipsizlik kararı vermiştir, doğrudur. Dosya zaman aşımına uğradığı için.Söylediğim raporun, Fırat’ın sözünü ettiği müfettişin yazdığı raporla hiç ilgisi bulunmamaktadır. Menas’la ilgili üç rapor var. Biri, hayali ihracat dolayısıyla tespit ettiğim rapor, 20.4.2000 tarihli rapordur. Bu rapor MASAK’a da gitti. Raporun sonucu belli değil. Benim iddiam bu rapordur. Menas şirketi hayali ihracat yaptı mı, yapmadı mı? Buyrun rapor burada. CHP’den aday adayı olanın hazırladığı rapor değil. Bu raporda da Gümrük Müfettişleri Menas’ın İngiltere’ye gönderdiği malları soruyor. ’Ey İngiltere hükümeti, bir bakın bakalım, mallar bu firmaya geldi mi?’d iyor. İngiltere gümrük memurları ihracatın yapıldığı yerdeki firmaya gidiyorlar. Ancak İngiltere Gümrük İdaresi, ’bu şirketin var olduğuna dair bir bulguya rastlanmadığını, söz konusu yerin antrepolarla dolu terk edilmiş bir yer olduğunu, söz konusu malların faturaların kontrolünün yapılmasının mümkün olmadığını’ bildiriyor. Ben hayali ihracatı söylerken, 24 Ekim 2000 tarihli raporu düzenleyen arkadaşın, 1998’lerde yapılan ihracatlar dolayısıyla Fırat’ın yönetim kurulu üyesi olduğunu söylüyorum. Fırat 1999’da değil, 1998’de şirketteki görevinden ayrılmış. 1997 ve onun öncesi tarihlerde yapılan hayali ihracatlar var.

Fırat: Daha önce yöneltilen suçlama ile bugün Kılıçdaroğlu’nun söyledikleri farklı. Zaman aşımı meselesi var. Çok ayıp. Burada zaman aşımından bu davanın düştüğüne dair tek bir ibare var mı? ’Şu dava’ diyeceksiniz, ’Danıştay bununla ilgili şu kararı verdi’diyeceksiniz. Sonra başka kararı göstereceksiniz. Daha sonra da ’Bu kaçakçılık yönünden değil de zaman aşımından dolayı dava kapatılmıştır’. Lütfen insanlarımızı aldatmayalım. Bugüne kadar bir konuyu dile getirdiniz, biz o konuyu tartışıyoruz. Hangi konuyu daha sonra getirmek istiyorsanız, getirin. İstediğiniz zaman, istediğiniz yerde tartışmaya hazırım. Ama lütfen sahte belge göstermeyin, yalan beyanda da bulunmayın. Burada bir zaman aşımı yok. Zaman aşımından değil, Cumhuriyet Savcılığı soruşturmaya gerek olmadığına dair karar veriyor. Olabilir, savcı hata yapmıştır. Tarsus Ağır Ceza Mahkemesi bunun uygun olduğuna karar veriyor. Bu konuda takdiri size bırakıyorum. Sakın ola bundan sonra evrak sallamasın. Sayın Kılıçdaroğlu’nun gösterdiği Danıştay ve Bölge İdare Mahkemesi kararlarını inceleyin. İkisinin arasında bir ilişki varsa haklıdır.

İkisi de ikna olmadı

CHP’Lİ Kılıçdaroğlu ile AKP’li Fırat TBMM’deki tartışmanın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Kılıçdaroğlu: Fırat’ın daha önce halka verdiği sözü tutup görevinden ayrılması gerekiyor, vardığım kanaat bu. Delilleri sundum. Sunduğum her şey belgeye, rapora, Danıştay kararına dayanıyordu. Kararların bazıları yoktu kendisinde, onları da verdim. Raporu istedim. Şu anda Hazine’de olan ve kendi firmasının hayali ihracat yaptığını kanıtlayan raporu ’kamuoyuna açıklayın’dedim. ’O raporu siz getirin’dedi. Bu ne demektir? O rapor var ama biz o raporu saklıyoruz anlamına gelmektedir.

AKP’li Fırat: Her şeyin yalan olduğunu ortaya koydum. Kendisinin kalkıp ’müfteriyim’demesi lazım. ’Ben ispatlayamadım, müfteriyim’demesi gerekir.

Uğur Dündar: Çok medeniydi

Dündar: Umarım bizim demokrasimize katkı sağlar. Çok medeni bir usluptu umarım arkası gelir. Ben bir yorum yapmayacağım yorum halkın. Bu tarz tartışmaları çok yararlı buluyorum. Özellikle medyanın bu kadar tartışıldığı bir dönemde, medyanın bir parçası olarak, iki partinin bu kritik tartışmasında güven unsuru olarak yer almak, medya açısında çok önemliydi….

Yorum Yapın

XHTML: Bu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <pre> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>