Türk Siyaseti ve Perde Arkası !

Türkiye Cumhuriyeti Siyasi Partileri ve Politikaları

‘Yolsuzluk’ Kategorisi için Arşiv

Gökçek Köşeye Sıkıştı !

Yazan: trsiyaset Şubat 7, 2009

Gökçek’le MHP’nin mal varlığı kavgası

MHP’li Vural, Gökçek’in mal varlığını gizlediğini ileri sürdü. Ankara’da evinin olmadığını söyleyen Gökçek, “İspatlasın istifa ederim” dedi. Vural Gökçek’in bir villa ve bir dairesi olduğunu tapuyla kanıtladı

ANKARA – MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, önceki gün katıldığı bir televizyon kanalında “Ankara’da evim yok” diyen Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in malvarlığını gizlediğini iddia ederek, istifa çağrısında bulundu. Vural’a yazılı açıklamayla yanıt veren Gökçek, “İddialarının doğruluğunu belgelerse ben istifa ederim. Aksine durumda aynı tavrı kendisinden beklerim” dedi. Vural bu açıklamadan birkaç saat sonra TBMM’de, Gökçek’in malvarlığına ilişkin açıklamalarında saymadığı Çankaya Refik Belendir Caddesi’nde bir dairesi ve Dikmen Turan Güneş Bulvarı’ndaki da villa olmak üzere iki meskene ilişkin belgeleri açıkladı.

Vural, “İşte belgeler tek eksik Gökçek’in istifası” dedi.

Gökçek TV’de açıkladı

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, 2 gün önce Samanyolu TV’de katıldığı canlı yayında eşinin ve kendisinin mal varlığını şöyle açıkladı: “Bankada eşimin 50-60 bin lira civarında ikramiyesi hâlâ durur. Orada bir miktar benim de param var. Toplamı tahmin ederim 100 bine yakındır. Akçakoca’da eşimin evi vardı sattık, 95-100 bin TL civarında para bankada. Eşim Akçakocalı, orada bir evi daha var. Oğlumun evi var. Çayyolu’nda kooperatif evimiz var. Pursaklar’da 500 küsur metrekare arsam, silahım var.”

Melih Gökçek’in mal varlığı hakkında bir süredir çalışma yapan MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural ise bu mal varlığının eksik olduğunu belirledi. Vural’ın elde ettiği belgelere göre Gökçek, Turan Güneş Bulvarı’ndaki 895 bin 882 lira rayiç bedelli bina ile 5 Temmuz 1991’de 25 bin TL’ye satın aldığı 1090 metrekare arsayı, mal varlığı listesinde saymadı.

Vergi borcunu da ödemedi

Gökçek’in binaya ait 4 bin 687.74 TL vergi borcunu ödemediği de resmi kayıtlarla belirlendi. Gökçek’in mal varlığı listesinde açıklamadığı ikinci belge ise nüfus bilgileri ve fotoğrafının yer aldığı T.C. Tapu Senedi. Bu tapu senedine göre Gökçek’e ait 5.7.1991’deki satış bedeli 25 milyon TL olan 1090 metrekarelik bağ bulunuyor. Tapu kaydında, Gökçek’in bu bağı Rahmi Turgut’tan satın aldığı ve 1. kat 7 nolu meskende İbrahim Melih Gökçek lehine kat irtifakı yapıldığı belirtiliyor.

DANIŞMANI DA MECLİS’TEYDİ

Oktay Vural iddialarına ilişkin belgeleri dün TBMM’de düzenlediği basın toplantısında gazetecilere dağıttı. Gökçek’in basın danışmanlarından Mahmut Özçelik de TBMM’deydi. Basın toplantısına girmeyen Özçelik, toplantının ardından gazetecilerden dağıtılan belgeleri isteyip, fotokopi çektirip, hızla Meclis’ten ayrıldı.

Açıkladığı belgelere karşı Gökçek’in yanıtını merakla beklediğini belirten MHP’li Vural basın toplantısında şu sorularına cevap vermesini istedi:

8 Mayıs 2007’de 895 bin 882 lira 60 kuruş raiç bedelle satın alınan Turan Güney Bulvarı’ndaki 1. sınıf mesken kimden satın alınmıştır?

Bu para ne zaman, nasıl ödenmiştir?

Buranın uygulama imar planı var mıdır? Bu plan çerçevesinde imar plan tadilatı yapılarak 400 milyon dolarlık rant oluşmuş mudur?

Raiç bedeli 895 bin TL gözüken bu evin gerçek bedeli 1-1,5 milyon dolar mıdır?

Sayın Gökçek’in açıkladığı oğlunun evi nerededir?

Sayın Gökçek’in oğlunun hangi alışveriş merkezlerinde işlettiği yer vardır?

Vural, Gökçek’in “yok” dediği gayrımenkullere ilişkin emlak vergisi borcu olduğunu da söyledi. Vural’ın dağıttığı belgeye göre, Gökçek’in Dikmen Turan Güneş Bulvarı’ndaki villası nedeniyle, bugün itibariyle 3 bin 956 TL’si vergi borcu olmak üzere gecikme faiz ve zammıyla birlikte 4 bin 687 TL’lik emlak vergisi borcu bulunuyor.

-“PAZARTESİ GÜNÜ OĞLUNUN ALIŞVERİŞ MERKEZLERİYLE İLGİSİNİ AÇIKLAYACAĞIM”-

Vural, Pazartesi günü yapacağı basın toplantısında ise Gökçek’in oğlunun hangi alışveriş merkezlerinde yeri olduğunu ve Belediye Başkanlığına ait arsalarda nasıl usülsüzlük yapıldığını açıklayacağını bildirdi. Gökçek’in satın aldığı binanın 4 bin 687 lira vergi borcu olduğunu da öne süren Vural “Ankara’da hiç dikili ağacım yok diyordu ancak bu evler Gökçek’e ait. Kimsenin helal malının takipçisi değiliz.” diye konuştu.

Yazı kategorisi: Haber, Yolsuzluk | Etiketler: , , , , | » yorum bırak;

Alman savcı ve hakimden şok açıklamalar

Yazan: trsiyaset Eylül 25, 2008

Alman hakimi Dr. Jochen Müller

Deniz Feneri e.V. davasının Alman hakimi Dr. Jochen Müller ve Frankfurt Başsavcısı Doris Möller-Scheu, Deniz Feneri davasıyla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Posta Gazetesi’nden Kamil Taylan’ın sorularını yanıtlayan Hakim Müller, dava sürecinde kendisini etkileyen 3 şeyin 3 sanığın da suçlarını itiraf etmeleri ve Deniz Feneri’nin muhasebecisi olan sanık Firdevsi Ermiş’in cesur ifadeleri olduğunu söyledi. Asıl suçluların Türkiye’de olduğunu söyleyen hakim Müller, ”Kararda asıl suçlular Türkiye’de dedik. Bununla Türkiye’deki Kanal 7′nin yöneticilerini kastediyoruz. Çünkü Almanya’da halktan bağış olarak toplanan paralar Türkiye’ye gönderiliyor ve orada Kanal 7′nin sorumlularına teslim ediliyordu” dedi.

Deniz Feneri’nin çıkar için kullanıldığının altını çizen Müller, Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman ile Zahid Akman’ın Deniz Feneri e.V.’nin kurduğu şirketlerde hissedar olduğunu ifade ederek, ”Daha doğrusu, Deniz Feneri’ni bir yerde kendi çıkarları için kullandılar. Zahid Akman RTÜK Başkanı olduktan sonra bu firmalardan adını sildirmiş” şeklinde konuştu.

İşte Müller’in çarpıcı açıklamaları:

- Mahkeme heyeti olarak şunu tespit ettik. Baş suçlu olarak bizden 5 yıl 10 ay hapis cezası alan Mehmet Gürhan’ın ardında birileri var. O bunların emirlerini, Almanya’da yerine getiriyordu. Yani bir yerde o kuklaydı. Bu kuklayı Kanal 7′nin Türkiye’deki sorumluları ve onların çevresi oynatıyordu.

- Deniz Feneri’nin resmi muhasebesiyle, gizli muhasebesi arasındaki farkı araştırdık. Arada en az 11.7 milyon Euro fark belirledik.

- Türkiye hükümeti diplomatik kanallar üzerinden bu davanın gelişimi ve aşamaları hakkında bilgi istedi.

ZAHİD AKMAN İÇİN 5 YIL İSTENEBİLİR

Davanın Başsavcısı Doris Möller-Scheu ise dolandırıcılık ve sahte iflas suçu işlenmiş olduğundan şüphe ettikleri OFWG’nin (Almanya’da kurulmuş konut yapı kooperatifi) eski yöneticileri hakkında soruşturma açtıklarını belirterek, ”Bu kişiler arasında RTÜK Başkanı Dr. Zahid Akman da bulunuyor. Kooperaifteki dolandırıcılık suçunu işlediği mahkemede kanıtlacak olanlara 5 yıla kadar hapis cezası verilebilir” diye konuştu.

İşte Frankfurt Başsavcısı’nın açıklamaları:

- Kooperatifin kayıtlarında Zahid akman sorumlu yönetici olarak gözüküyor. Haziran 2006′ya kadar bu görevi sürdürmüş. Bundan dolayı RTÜK Başkanı Akman, Deniz Feneri davasında olduğu gibi kooperatif davasında da zanlı. Zahid Akman Almanya’da olsaydı yahut bir gün gelirse tabii ki ifadesini almak için kendisine ricada bulunacağız.

- Deniz Feneri davasında bir çok kişi için soruşturma yürütülüyor. Biz sadece üçü hakkında dava açtık. Bu 3 kişinin ön tutukluluk süreleri uzamasın istedik. Bu, Deniz Feneri davasında soruşturmanın kapandığı anlamına gelmez.

- Deniz Feneri davasında suçlananlarla kooperatif davasında suçlananlar hep aynı kişiler. Bir de hem Deniz Feneri için hem de kooperatif için aynı televizyonda Kanal 7′de reklam yapılmış.

- Şimdiye dek hiçbir Türk makamı Deniz Feneri ya da kooperatif davasıyla ilgili olarak bize başvuruda bulunmadı. Türkiye’de savcılar bu belli kişiler hakkında bir soruşturma açarlarsa, tabii ki bizden bilgi alabilirler. Bu yöntem zaten uluslararası anlaşmalarla belirlenmiştir.

Yazı kategorisi: Haber, Yolsuzluk | Etiketler: , , , | » yorum bırak;

Fener’den Erdoğan’a büyük darbe

Yazan: trsiyaset Eylül 24, 2008

Recep Tayyip Erdoğan

Erdoğan son altı yıldır hep en güvenilir lider seçiliyordu

Son altı yıldır yapılan araştırmalarda halk tarafından en güvenilir lider olarak görülen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Deniz Feneri ve Aydın Doğan kavgası nedeniyle güven kaybına uğradı. Erdoğan-Doğan kavgasında Başbakan Erdoğan’a inananların oranı yüzde 23.9’da kalırken, Erdoğan’ın Deniz Feneri yolsuzluğu içinde olduğuna inananların oranı ise yüzde 47.8 oldu.Political Researcher Strateji Geliştirme Merkezi’nin Eylül ayı içinde yaptığı “Toplumun Medya-Siyaset İlişkilerine Bakışı ve Yerel Yönetimler Araştırması” AKP hükümetinin ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a olan güvenin önemli ölçüde azaldığını gösterdi. 16 Büyükşehir Belediyesi ve 23 metropol ilçede yapılan araştırmaya 2 bin 420’si kadın, 2 bin 448’i erkek toplam 4 bin 868 kişi katıldı.

TÜRK HALKI DENİZ FENERİ DERNEĞİNİN YOLSUZLUK YAPTIĞINA İNANIYOR

Ankete göre, Türk halkının yüzde 78.3 gibi büyük bir oranı Deniz Feneri e.V’de yolsuzluk yapıldığı iddialarının doğru olduğuna inanıyor. Yolsuzluk yapıldığına inanmayanların oranı yüzde 10.1 olurken, konu ile ilgili fikri olmayanların oranı yüzde 11.6’yı buldu.

Ankette, Almanya’daki Deniz Feneri e.V için öne sürülen yolsuzluk olaylarına Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da dahil olabileceğine inananların oranı ise yüzde 47.8 olurken, yüzde 34.4’ü ise inanmadığını söyledi. Bu konu ile ilgili fikir beyan etmeyenlerin oranı ise yüzde 17.8 oldu.

DENİZ FENERİ, AKP’YE YARAMADI

Deniz Feneri yolsuzlukları karşısında AKP hükümetinin konuya bakış açısı sonrasında ise hükümetin yolsuzlukların üzerine gittiğine ilişkin kanı da ortadan kalktı. Ankette, “Adalet ve Kalkınma Partisinin Yolsuzlukların üzerine gittiğine inanıyor musunuz?” sorusuna, ankete katılanların yüzde 64.9 gibi büyük bir kısmı “hayır inanmıyorum” yanıtını verdi. AKP’nin yolsuzlukların üzerine gittiğine inananların oranı ise yüzde 21.3’te kaldı.

BAŞBAKAN-DOĞAN MEDYA DÜELLOSU ERDOĞAN’A YARAMADI

Anketin önemli sonuçlarından biri de Aydın Doğan ve Başbakan Erdoğan arasındaki tartışma ile ilgili. Ankete göre halkın yüzde 25.7’si tartışmada Aydın Doğan’ı haklı olarak görürken, yüzde 23.9’u Başbakan Erdoğan’ı haklı görüyor. Her ikisini de haksız gören ise yüzde 40.3 gibi yüksek bir oran oldu.

AKP KENDİ ZENGİNİNİ YARATIYOR

Ankette, AKP’nin kendi zenginlerini yaratma çabası içinde olduğuna inananların oranı ise yüzde 57.5’i bulurken, inanmayanların oranı yüzde 24.8’de kaldı.

Anket ile toplumun iktidar partisinin yolsuzlukların üzerine gitmediğini, kendi zenginlerini yarattığını ve dolayısıyla kendi taraftarlarına imtiyazlar sağladığını düşündüğü açıkça ortaya çıktı. Başbakan’ın, sert söylemlerinin yolsuzluklarla ilgili haber yapacak diğer medya mensuplarını korkutacağını ve medyanın asli görevi olan siyaseti izleme işini yapamayacak hale gelmesine sebep olacağını düşünenlerin oranı da çok yükseldi.

TÜRKİYE’NİN GÜNDEMİ DENİZ FENERİ

Ankete göre, Türkiye’nin son dönemdeki en önemli olayı yüzde 29.9 ile Deniz Feneri yolsuzluğu olarak ortaya çıkarken, ikinci sırada ise yüzde 24.1 ile “medya-Başbakan tartışması” oldu. Bu iki olayı yüzde 9.3 ile Rus-Gürcü savaşı, yüzde 7.2 ile Cumhurbaşkanı Gül’ün Erivan gezisi, yüzde 6.9 ile de diğer yolsuzluk iddiaları takip etti.

 

Yazı kategorisi: Haber, Yolsuzluk | Etiketler: , , , , , | » yorum bırak;

Gül’den yolsuzluklara perde

Yazan: trsiyaset Eylül 24, 2008

Devlet Denetleme Kurulu’nun Ahmet Necdet Sezer döneminde hazırladığı raporlar uçtu!

ABDullah Gül

10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer döneminde Devlet Denetleme Kurulu (DDK) tarafından ortaya çıkarılan çeşitli kurumlardaki yolsuzluklara ilişkin raporlar Çankaya Köşkü’nün internet sitesinden kaldırıldı. Raporlarda, Atatürk Orman Çiftliği’nden, TOKİ’ye; Toprak Mahsulleri Ofisi’nden (TMO) Türkiye İş Kurumu’na ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın uygulamalarına kadar çok sayıda kurumla ilgili skandal niteliğinde tespitler yer alıyordu.

10. Cumhurbaşkanı Sezer’in geri çevirdiği atama kararnamelerinin birçoğunu onaylayan, AKP iktidarının gönderdiği yasaları bekletmeden imzalayan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, iktidarı ilgilendiren yolsuzlukları “perdelemek” için düğmeye bastı. Köşk’ün “www.tccb.gov.tr” adresli internet sitesinde yayımlanan ve hazırlandığı dönemde gündeme oturan çeşitli kurumlara ilişkin denetleme raporları siteden kaldırıldı.

Cumhurbaşkanlığı kaynakları, raporların siteden kaldırıldığını doğrularken bunun internet sitesindeki yenileme çalışmaları çerçevesinde yapıldığını, sitenin yenilenmesinin ardından raporların tekrar yayımlanabileceğini ancak bunun zayıf bir olasılık olduğunu söyledi.

Sezer döneminde DDK tarafından toplam 24 rapor hazırlanmış ve kamuoyuna duyurulmuştu. Kurulun Türkiye İş Kurumu’nun (İŞKUR) Genel Müdürlüğü’nün 2003, 2004, 2005 Yılları Eylem ve İşlemlerinin Araştırılıp Denetlenmesine İlişkin raporunda, Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK), “tahsil ettiği işsizlik sigortası primlerini fon hesabına eksik aktarmakla” suçlanmıştı. DDK, İşsizlik Sigortası Fonu’ndaki kaynakların Devlet İç Borçlanma Senedi’ne yatırılmasını eleştirerek fon kaynaklarının, Hazine’nin finansmanından çok, sigortalı işsizlerin sorunlarının çözülmesine sarf edilmesi gerektiğini belirtmişti.

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın 2001, 2002, 2003 Yılları Eylem ve İşlemlerinin Denetlenmesine İlişkin Rapor’da iktidara yakınlığıyla bilinen Albayrak AŞ’ye satılan Balıkesir SEKA’nın değer tespit çalışmalarında amortize edilmiş teknik değerinin 55 milyon dolar, piyasa kapitalizasyon değerinin ise 51 milyon dolar olmasına rağmen 1.1 milyon dolara anılan şirkete satıldığı ifade ediliyordu.

TMO’nun 3 yıllık işlemlerini incelediği raporda da oğlu Abdullah Unakıtan’ın mısır ithalatı ile gündeme gelen Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’a gönderme yapılmıştı.

Cumhuriyet

Yazı kategorisi: Haber, Yolsuzluk | Etiketler: , , , | » yorum bırak;

Kılıçdaroğlu Durmuyor !

Yazan: trsiyaset Eylül 22, 2008

Kemal Kılıçdaroğlu


CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, Almanya’daki Deniz Feneri davasında ceza alan Mehmet Gürhan’ın, Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman’ı, “Türkiye’deki işlerinde vekil tayin ettiğine ilişkin” 2007 tarihli noter belgesini açıkladı.

Kılıçdaroğlu, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, partisinin Şişli İlçe Kongresinde dile getirdiği “3Y (yoksulluk, yolsuzluk ve yasaklarla mücadele) söylemine” artık vatandaşın itibar etmediğini iddia etti.
“Yolsuzlukla mücadele edeyim derken, AKP ve Sayın Başbakan bugün yolsuzluk yapanların en büyük hamisi durumuna gelmiş durumda” diyen Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
“Almanya tarihinin en büyük nitelikli dolandırıcılık davasının Türkiye’deki faili olarak mahkeme kararına geçen kişi, bugün RTÜK’ün başında ve Sayın Recep Tayip Erdoğan’ın koruması altında. Sayın Başbakana sormak isterim: Almanya’daki dolandırıcılık davasının Türkiye ayağını oluşturan kişilerden birisi olarak, adı defalarca geçen kişiyi, RTÜK Başkanı olarak görmeyi nasıl içinize sindiriyorsunuz? Bu anlayışınızı, yolsuzlukla mücadele söyleminin neresine oturtuyorsunuz? Sayın Zahid Akman’ı, Kanal 7′yi birlikte kurduğunuz için mi koruyorsunuz? Bu bağlamda bir korumanın suçu paylaşmak anlamına geldiğini çevrenizdeki kişiler acaba size söylemediler mi? Bu davranışınızı hangi şeref ve haysiyet anlayışınıza oturtuyorsunuz?
Almanya’daki Deniz Feneri olayında olduğu gibi, Kanal 7′nin yurt dışı hesaplarını resmi defterlerine kaydetmediği devletin raporları ile saptanmasına karşın, bu raporları sümenaltı edip, savcılığa göndermeyen SPK Başkanı Turan Erol’u hangi şeref ve haysiyet anlayışı ile yerinde tutuyorsunuz? Şayet yolsuzluklarla mücadele programınız bu anlayış ile hazırlanmışsa, onun adı ‘yolsuzlukla mücadele’ değil, yolsuzluklara yataklık yapmadır. Almanya’daki dolandırıcılık olayının Türkiye baş aktörü Zekeriya Karaman’ın akrabanız olması, size böyle bir korumacılık yetkisi vermez, vermemelidir. Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanı vergi kaçakçılarının, hayali ihracatçıların, karaparacıların hamisi olamaz. Türkiye Cumhuriyeti, karapara kuryecilerinin ve karaparanın cenneti olamaz.”

“BİAT BELGESİ”

Kemal Kılıçdaroğlu, basın toplantısında,Almanya’daki Deniz Feneri davasında ceza alan Mehmet Gürhan’ın, Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman’ı vekil tayin ettiğine ilişkin, 21 Mayıs 2007 tarihinde İstanbul 10. Noterliğince düzenlenen belgeyi de açıkladı.
Belgeyi “biat belgesi” olarak nitelendiren Kılıçdaroğlu, genel vekaletname” başlıklı belgede, “Türkiye hudutları dahilindeki ortağı olduğum şirketlerdeki hisselerimi devretmeye, Türkiye hudutları dahilindeki şirketlere ortak olmaya, hisse satın almaya, ortaklıkla ilgili haklarımı takip etmeye benim adıma evrakları imzalamaya, kamu kurum ve kuruluşları ile özel ve tüzel şirketlerdeki işlerimi takip etmeye T.C. vatandaşı Kadir oğlu 03.01.1952 doğumlu Zekeriya Karaman’ı vekil tayin ettim” cümlelerinin yer aldığını kaydetti.
CHP’li Kılıçdaroğlu, bu vekaletnamenin, “Mehmet Gürhan’ın aslında bir piyon olduğunu, tüm yetkilerin ve sorumluluğun Zekeriya Karaman’da bulunduğunu açıkça gösterdiğini” ileri sürdü.

“KENDİNİZİ ÇIKMAZ SOKAKTA BULURSUNUZ”

Kılıçdaroğlu, şu görüşleri dile getirdi:
“Sayın Başbakana önerim: Sayın Başbakan bu vekaletnameyi önünüze alınız ve vicdanınızın da sesini dinleyerek bir düşününüz. Tüyü bitmemiş yetimlerin hakkını kimler yiyor? Kimler İslamiyetin o güzel yardımlaşma duygularını özel çıkarları için kullanıyor ve siz Türkiye’deki asıl faillerin arkasında, onların destekçisi olarak görünüyorsunuz. Bunu gerçekten de içinize sindirebiliyor musunuz? Sayın Başbakan’ın etrafında saygın kişiler var. Lütfen onların uyarılarına kulak versin. Şayet Dengir Fırat’la yola çıkarsanız, kendinizi çıkmaz sokakta bulursunuz. Zaten ağzınızın bozukluğu da galiba buradan geliyor.”
Kemal Kılıçdaroğlu, Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat ile ilgili olarak da “Dengir Fırat’ın en büyük ortağı olduğu MENAS’ın ürünlerini yurt dışına götüren TIR’da 89 kilo eroin yakalandı mı, yakalanmadı mı? Fırat’ın en büyük ortağı olduğu MENAS şirketi hayali ihracat yaptı mı, yapmadı mı? Sayın Başbakanın imzasıyla Dengir Fırat’ın iftira attığını kanıtlarsam, Mehmet Mir Dengir Fırat’ı partideki görevinden alacak mısınız?” dedi.
Kılıçdaroğlu, bir soru üzerine, Başbakan Erdoğan’ın imzasıyla, Fırat’ın birisine iftira attığını kanıtlayacağını söyledi.
“Kime iftira attığını söylemeyecek misiniz?” sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, “sayın Başbakan sorsun öğrensin bakalım. Ben bunu kanıtlayacağım, o zaman Sayın Başbakan dönüp Mehmet Dengir Mir Fırat’a ne söyleyecektir, ben de merak ediyorum. Ben bir şey istiyorum, milletvekilliğinden ayrılması…” diye konuştu.

“DENGİR FIRAT’LA HESAPLAŞACAĞIZ”

Kılıçdaroğlu, bir gazetecinin, Fırat’ın, hayali ihracat olayı ortaya çıktığı zaman “ben o şirketten ayrılmıştım” dediğini anımsatması üzerine, “Sayın Dengir Fırat’la hesaplaşacağız. Fırat’la bütün medyanın önünde herhalde bir araya geleceğiz. O zaman ben size Fırat’ın ve şirketinin gerçek yüzünü belgelerle göstereceğim. Öyle kafadan atmak, hakaret yok, kızmak da yok. Ben belgelerini göstereceğim, sayın Fırat da konuşacak” dedi.
“Bu bir çağrı mı?” sorusuna Kılıçdaroğlu, “kendisinin çağrısıydı, dün sayın Başbakan da çağrıya yanıt vermediğimizi söyledi. Sayın Fırat’la herhangi bir yerde tartışalım, basın mensupları da izlesinler” yanıtını verdi.
Kemal Kılıçdaroğlu, “CHP’nin Almanya’daki bir vakıftan 85 milyon avro yardım aldığına ilişkin iddialara” yönelik bir soruyu yanıtlarken, “Benim böyle bir hesabım ve param da yok. Ama açıklarlarsa sevinirim. Belki Almanya’da benim bir hesabım olduğunu da öğrenmiş olurum, paraya da ihtiyacım var” dedi.

 

Yazı kategorisi: Haber, Yolsuzluk | Etiketler: , , , , , , , | » yorum bırak;

Zahid Akman’ın Yalanı Ortaya Çıktı !

Yazan: trsiyaset Eylül 20, 2008

Hani ticari faaliyetin yoktu!

RTÜK Başkanı Akman’ın kardeşiyle ortak olduğu şirket, Ankara’nın en ünlü alışveriş merkezi Armada

RTÜK Başkanı Zahid Akman
ALMANYA’daki Deniz Feneri e.V. davasında ’Kendisi kurye olabilir’ denen Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Zahid Akman’ın, “3,5 yıldır, yurtiçinde ve yurtdışında da hiçbir ticari faaliyetim yoktur” demesine rağmen, Ankara’nın en ünlü alışveriş merkezi Armada’nın ortakları arasında yer aldığı anlaşıldı. Hürriyet’in bu konuda ulaştığı belgelerden sonra, Akman’ın kardeşi ve şirket ortağı Turgut Akman, “Evet, ben ve Zahid Armada’nın ortakları arasındayız” dedi.

Bir ortak da Karaman

Hürriyet’in haberine göre, Armada alışveriş merkezi ile ilgili hisse devirleriyle ilgili tapu kayıtlarında, Turgut Akman’ın, RTÜK Başkanı Zahid Akman’ın dışında, ilginç iki isim daha bulunuyor. Hayat Yapı Ticaret ve Yatırım Limited Şirketi’nin Akman kardeşler dışındaki diğer ortakları arasında, yine Deniz Feneri davasında adı geçen, Alman hakimin “Türkiye’deki baş sorumlulardan biri” olarak gösterdiği Kanal 7 Televizyonu’nun Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman ile Hamide Ceylan da bulunuyor. Hamide Ceylan’ın, eski RP Milletvekili Hasan Hüseyin Ceylan’ın eşi olduğu öğrenildi.

Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Haber, Yolsuzluk | Etiketler: , , , , | » yorum bırak;

Tüm dünya farkında; ‘AK Gömlek’ lekelendi !

Yazan: trsiyaset Eylül 19, 2008

Ak gömleği lekelendi

Recep Tayyip Erdoğan

Bir kapatma davası daha olabilir

Yargı süreci Almanya’da olmasına rağmen Türkiye’de de büyük tartışma yaratan Deniz Feneri e.V. davasının sonucu, dünkü Alman gazetelerinde de yer aldı. Davanın başlangıcında pek ciddiye alınmayan skandal, mahkemenin sonuçlanmasıyla birlikte yazılı basında geniş yer buldu.
Gazetelerde öne çıkan başlıklar ve yorumlar da özetle şöyle oldu:

TAGESZEITUNG – TAZ: Deniz Feneri davası, Aydın Doğan’ın Erdoğan’a karşı bir puan alması ile son buldu. Artık paraların AKP’de parti işleri için kullanıldığı tartışılmaz. Rüşvet ve yolsuzlukla mücadele için seçilen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, ilk kez ak gömleğinde leke var.

BILD: Aşağılık vurgunculara hapis. Vatandaşlarını sosyal bir dernek yardımıyla 18 milyon euro dolandırdılar. Dava kapanmış değil. Frankfurt Savcılığı, Türkiye’de medya kuruluşlarının baş deneticisi olan (RTÜK Başkanı) Zahid Akman hakkında soruşturma yürütüyor.

DIE ZEIT: Devlet çamurda. Başbakan Erdoğan, seçime gitse oyların yüzde 50’sini alır. Soruşturma sonucunu beklemek yerine, suçlanan parti arkadaşlarına arka çıktı. Aydın Doğan’la arasındaki mücadele, Türkiye’de gündemi değiştirdi.

HANDELSBLATT: Türk derneği Deniz Feneri’ndeki bağış skandalında 5 yıldan 10′ya kadar hapis cezaları verildi. Aynı zamanda Türkiye’nin en büyük medya deneticisi hakkında da yeni iddialar ortaya atıldı. Frankfurt Savcılığı, bağış skandalı ile ilintili olan RTÜK Başkanı Zahid Akman’ın sanık olduğunu belirtti.

Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Haber, Yolsuzluk | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , | » yorum bırak;

Zahid Akman’a soruşturma

Yazan: trsiyaset Eylül 17, 2008

Deniz Feneri davası iddianamesinde birçok kez adı geçen RTÜK Başkanı Zahid Akman hakkında, Frankfurt Savcılığı başka bir suçtan şüpheli olduğu gerekçesiyle soruşturma başlattı.


Frankfurt Savcılığı RTÜK Başkanı Akman hakkında dolandırıcılık ve iflası sürüncemede bırakmak şüphesiyle başlattığı soruşturma, Der Spiegel Dergisi’nin ’Spiegel Online’ adlı internet sayfasında, “Türk medyasının en yüksek kademesindeki denetçi, Alman makamların hedefinde” başlığıyla duyuruldu. 

Erdoğan’ın yakını

RTÜK Başkanı Zahid Akman’ın 2003 Ağustos – 2006 Temmuz ayları arasında Offenbacher & Frankfurter Wohnungsbaugenossenschaft eG (Offenbach ve Frankfurt Konut İnşaat Kooperatifi) yönetim kurulu üyesi olduğunun Frankfurt Mahkemesi kayıtlarında geçtiğini yazan ’Spiegel Online’, kooperatifin binlerce Türk yatırımcıyı dolandırdığını yazdı. Kanal 7’de ’Paranız ikiye katlanıncaya kadar keyfinize bakın, bekleyin’ spotlarıyla para toplayan kooperatifin 2007 yılı Ekim ayında iflasını verdiğini hatırlatan ’Spiegel Online’, Akman’nı, yakınlığı bilinen Başbakan Tayyip Erdoğan’ın RTÜK Başkanlığı’na getirdiğini duyurdu.  

18 kişiye soruşturma

’Spiegel Online’da yer alan habere göre, Zahid Akman’ın yanı sıra 17 kişi hakkında daha soruşturma başlatıldı. Frankfurt Savcılık Sözcüsü Doris Möller-Scheu da,  Akman hakkında soruşturmanın yapıldığını doğruladı. Sözcü Möller-Scheu açıklamasında Akman’ın diğer 17 kişi gibi kooperatifte dolandırıcılık ve iflası sürüncemede bırakmak suçlamalarıyla soruşturulduğunu kaydetti. Haberde, Zahid Akman’ın avukatı tarafından gönderilen açıklamada, iddiaların asılsız ve kanundışı olduğunun belirtildiği vurgulanarak, “Avukattan gönderilen açıklamaya göre, Akman 2004 yılında söz konusu kooperatife fahri üyeydi ve kendisi hiçbir toplantıya katılmadı” denildi.

Hurriyet.com.tr

Yazı kategorisi: Yolsuzluk | Etiketler: , , , , , , , , , | » yorum bırak;

Deniz Feneri Davası Sonuçlandı !

Yazan: trsiyaset Eylül 17, 2008

Deniz Feneri Davası

Frankfurt Mahkemesi

Almanya’daki Deniz Feneri davasının bugünkü duruşmasında yargıç Johann Müller, üç sanığın da dolandırıcılık suçundan mahkum olduklarını açıkladı.

Frankfurt Eyalet Yüksek Mahkemesindeki dava sonunda, Mehmet Gürhan’a 5 yıl 10 ay, Mehmet Taşkan’a 2 yıl 9 ay, Firdevsi Ermiş’e bir yıl 10 ay hapis cezası verdi.

Hapis cezası ertelenen Firdevsi Ermiş, duruşmadan sonra salıverildi.

FRANKFURT (A.A)

Yazı kategorisi: Yolsuzluk | Etiketler: , , , , , , , | » yorum bırak;

Deniz Feneri Davasında Sona Doğru !..

Yazan: trsiyaset Eylül 16, 2008

 ‘Bağış yapanlar beni affetsin, üzgünüm’

Tutuklu yargılanan Deniz Feneri e.V’nin başkanı Mehmet Gürhan, son sözlerinde günah çıkarttı: Gelen yardımlarla bağışçılara sormadan bir takım faaliyetlerde bulundum. Sormadığım için af dilerim, çok üzgünüm…

 

Deniz Feneri davasının dünkü duruşmasında savcı iddiaları okuduktan sonra sanık avukatları savunmaları yaptı. ardından da tutuklu sanıklara son sözleri soruldu. Deniz Feneri e.V’nin başkanı ve davanın bir numaralı sanığı Mehmet Gürhan son sözlerini Türkçe söyledi. Gürhan’ın sözleri mahkemeye simültane çevrildi: “Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Avukatım gereken açıklamaları yaptı. Ben kısa konuşacağım. 1999’da kurulan derneğin başkanı olarak amacım fakir ve yardıma muhtaç bir çok insana yardım etmekti. Bu nedenle gelen yardımların belki bağışçılara sormadan bir takım faaliyetlerde bulundum. Sormadığım için bağışçılardan af dilerim, çok üzgünüm. Sormam lazımdı. İyi niyetli yapılan bu çalışmaların daha sonra farklı algılanacağını tahmin edemedim. Bağlı olduğum şirketin ortaklarına yanlış yansıtılarak benden kaynaklanan sıkıntıların onları üzeceğini tahmin edemedim. İyi niyetle yaptığımız iş bu hale geldi, bağışçılardan özür diliyorum.”

 

Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Yolsuzluk | Etiketler: , , , | » yorum bırak;