Türk Siyaseti ve Perde Arkası !

Türkiye Cumhuriyeti Siyasi Partileri ve Politikaları

Mesajlar Etiketlendi ‘Recep Tayyip Erdoğan’

Yağcılıkta son nokta

Yazan: trsiyaset Eylül 27, 2008

R. Tayyip Erdoğan ve Edibe Sözen

AKP’nin Tanıtım ve Medya İşleri’nden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Edibe Sözen, bayram nedeniyle yayınladığı tebrikte ilginç ifadelere ve fotoğraflara yer verdi.İŞTE OLAY TEBRİK KARTI – FOTO GALERİ

 

Kişisel bir tebrik kartı olmasına rağmen Edibe Sözen’in ön yüzünde tam 30 tane Başbakan Erdoğan fotoğrafı kullanması dikkati çekti.
Kartın metin bölümünün yer aldığı arka yüzünde ise şu ifade yer alıyor:
“Ramazan Bayramınızı en kalbi duygularla tebrik eder, ülkemize ve milletimize huzur ve esenlikler getirmesini dilerim”

Sözen, geçen ay hazırladığı gençlerin korunması yasa taslağıyla kamuoyunda büyük tepki görmüştü. Kapatma davasıyla ilgili tartışmalar sona ermemişken “Okullara mescid” talep eden maddeleri bulunan bir taslağı gündeme getirmesine Başbakan Erdoğan‘ın tepki gösterdiği de kulislere yansımıştı.

Parti yönetiminde bile eleştiri oklarının hedefi haline gelen Sözen, bu gelişmelerin ardından bir süreliğine ABD‘ye gitmişti.

Uzun zamandır göz önüne çıkmayan Sözen’in içeriği ve tasarımıyla Başbakan Erdoğan‘a yakın durmaya çalışan bir tebrik kartı ile tekrar ortaya çıkması ilgi çekti.
Kişisel bir kartta 30 farklı Erdoğan fotoğrafının yer almasına anlam verilemezken, tebrik metninde Başbakan’ın konuşmalarında sürekli kullandığı ve artık onunla özdeşleşen “En kalbi duygularla” sözlerinin yer alması dikkati çekti.

Yazı kategorisi: Haber | Etiketler: , , | » yorum bırak;

Erdoğan’ın Gündemi Şeker !

Yazan: trsiyaset Eylül 25, 2008

Dindarlar Ramazan laikler ‘şeker’ mi der?

Recep Tayyip Erdoğan

Ne oldu bayramın adı? Tatil… Olmaz! Adını bir başka türlü de değiştirmişler şimdi: Şeker Bayra-mı. Ne şekeri! Bu dört dörtlük bir Ramazan Bayramı

Erdoğan, “Şimdi bayramın adı değişti” dedi, ancak bu tartışma en az Türkiye Cumhuriyeti kadar eski. Son yıllarda da hemen her bayram tartışma konusu oluyor. Kimi ilahiyatçılar ‘Ramazan denmeli’, kimi ‘Şeker de denir’ diyor. Sosyologlara ve bazı aydınlara göre ise bayramın adı hayat tarzına göre değişiyor

30 günlük orucun ardından gelen bayramın adı Şeker mi yoksa Ramazan mı? Her bayram yaşanan isim tartışmasını bu yıl Başbakan Erdoğan gündeme taşıdı, “Adını değiştirdiler şimdi. Ne şekeri, Bu Ramazan Bayramı” dedi.

Adı yeni değişmedi

Aslında bu tartışma, kentli-köylü ya da dindar-laik bakış açısının bayramın adına yönelik bir yansıması olarak yıllardan beri süregeliyor. Tartışmanın ekseni ise şehirli ve laik kesimin bayramı ’şeker’, köylü ve dindar kesimin ise ’Ramazan’ olarak adlandırdığı şeklinde. Radikal gazetesi yazarı İsmet Berkan önceki yıl köşesinde Şeker Bayramı olarak bildiği bayramı, dindarların Ramazan olarak adlandırdığına dikkat çekmiş ve şunları yazmıştı ”Bugün bayram. Benim öğrendiğim ismiyle ’Şeker Bayramı’. Ama bugün pek çok kişinin bu bayrama farklı bir isim vereceğini göreceksiniz. Onlar bayramı ’Ramazan Bayramı’ olarak adlandıracaklar. Bayrama bu ismi verenler, kendilerinin diğerlerinden daha dindar olduğunu düşünenler esasen… ‘Şeker Bayramı’ diye adlandıranların dinden uzak kişiler olduğunu da imâ ediyorlar bence.”

Çocukluğumuzda da şekerdi

Aynı tartışma NTV’de Emre Kongar ve Mehmet Barlas arasında da yaşanmıştı. Hem Kongar hem de Barlas, çocukluklarında Şeker denildiği halde sonradan bayramın Ramazan olarak anılmaya başladığına dikkat çekmişlerdi. Emre Kongar, bayrama Ramazan denmesini Demokrat Parti’nin iktidara gelişinden sonraki “dinselliği ön plana çıkarma’ politikasının sonuçlarından biri olarak görüyordu. Mehmet Barlas ise ”Belki de bu, sadece şehirlerde böyleydi, köylerde buna Ramazan Bayramı deniliyordu da, biz onu Şeker Bayramı diye öğreniyorduk…“ diyerek bayramın adına ilişkin kentte başka köyde başka isimler verildiğine dikkat çekmişti.

Köylüler Ramazan derdi

Hürriyet yazarı Ahmet Hakan da aynı konuyu köşesine taşıyan yazarlardan… Şeker Bayramı’nın ‘şehir’lere, Ramazan Bayramı’nın köylere ait bir deyim olduğunu belirten Hakan bayramın adına ilişkin değişimi şu satırlarla ifade etmişti: “Çocukluğumda ‘Şeker Bayramı’ ile ‘Ramazan Bayramı’ hiç kavga etmezdi. Kardeş kardeş yaşardı. Köylüler eski bir alışkanlığı sürdürürcesine ‘Ramazan Bayramı’ derler, şehirliler ise ‘Şeker Bayramı’ diyerek şehirli olmanın farkını ortaya koyarlardı.

Ne ‘Ramazan’ diyenler bunun altını çizer, ne de ‘şeker’ diyenler ekstra bir vurguya ihtiyaç duyarlardı.”

Yazı kategorisi: Haber | Etiketler: , , | » yorum bırak;

Fener’den Erdoğan’a büyük darbe

Yazan: trsiyaset Eylül 24, 2008

Recep Tayyip Erdoğan

Erdoğan son altı yıldır hep en güvenilir lider seçiliyordu

Son altı yıldır yapılan araştırmalarda halk tarafından en güvenilir lider olarak görülen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Deniz Feneri ve Aydın Doğan kavgası nedeniyle güven kaybına uğradı. Erdoğan-Doğan kavgasında Başbakan Erdoğan’a inananların oranı yüzde 23.9’da kalırken, Erdoğan’ın Deniz Feneri yolsuzluğu içinde olduğuna inananların oranı ise yüzde 47.8 oldu.Political Researcher Strateji Geliştirme Merkezi’nin Eylül ayı içinde yaptığı “Toplumun Medya-Siyaset İlişkilerine Bakışı ve Yerel Yönetimler Araştırması” AKP hükümetinin ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a olan güvenin önemli ölçüde azaldığını gösterdi. 16 Büyükşehir Belediyesi ve 23 metropol ilçede yapılan araştırmaya 2 bin 420’si kadın, 2 bin 448’i erkek toplam 4 bin 868 kişi katıldı.

TÜRK HALKI DENİZ FENERİ DERNEĞİNİN YOLSUZLUK YAPTIĞINA İNANIYOR

Ankete göre, Türk halkının yüzde 78.3 gibi büyük bir oranı Deniz Feneri e.V’de yolsuzluk yapıldığı iddialarının doğru olduğuna inanıyor. Yolsuzluk yapıldığına inanmayanların oranı yüzde 10.1 olurken, konu ile ilgili fikri olmayanların oranı yüzde 11.6’yı buldu.

Ankette, Almanya’daki Deniz Feneri e.V için öne sürülen yolsuzluk olaylarına Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da dahil olabileceğine inananların oranı ise yüzde 47.8 olurken, yüzde 34.4’ü ise inanmadığını söyledi. Bu konu ile ilgili fikir beyan etmeyenlerin oranı ise yüzde 17.8 oldu.

DENİZ FENERİ, AKP’YE YARAMADI

Deniz Feneri yolsuzlukları karşısında AKP hükümetinin konuya bakış açısı sonrasında ise hükümetin yolsuzlukların üzerine gittiğine ilişkin kanı da ortadan kalktı. Ankette, “Adalet ve Kalkınma Partisinin Yolsuzlukların üzerine gittiğine inanıyor musunuz?” sorusuna, ankete katılanların yüzde 64.9 gibi büyük bir kısmı “hayır inanmıyorum” yanıtını verdi. AKP’nin yolsuzlukların üzerine gittiğine inananların oranı ise yüzde 21.3’te kaldı.

BAŞBAKAN-DOĞAN MEDYA DÜELLOSU ERDOĞAN’A YARAMADI

Anketin önemli sonuçlarından biri de Aydın Doğan ve Başbakan Erdoğan arasındaki tartışma ile ilgili. Ankete göre halkın yüzde 25.7’si tartışmada Aydın Doğan’ı haklı olarak görürken, yüzde 23.9’u Başbakan Erdoğan’ı haklı görüyor. Her ikisini de haksız gören ise yüzde 40.3 gibi yüksek bir oran oldu.

AKP KENDİ ZENGİNİNİ YARATIYOR

Ankette, AKP’nin kendi zenginlerini yaratma çabası içinde olduğuna inananların oranı ise yüzde 57.5’i bulurken, inanmayanların oranı yüzde 24.8’de kaldı.

Anket ile toplumun iktidar partisinin yolsuzlukların üzerine gitmediğini, kendi zenginlerini yarattığını ve dolayısıyla kendi taraftarlarına imtiyazlar sağladığını düşündüğü açıkça ortaya çıktı. Başbakan’ın, sert söylemlerinin yolsuzluklarla ilgili haber yapacak diğer medya mensuplarını korkutacağını ve medyanın asli görevi olan siyaseti izleme işini yapamayacak hale gelmesine sebep olacağını düşünenlerin oranı da çok yükseldi.

TÜRKİYE’NİN GÜNDEMİ DENİZ FENERİ

Ankete göre, Türkiye’nin son dönemdeki en önemli olayı yüzde 29.9 ile Deniz Feneri yolsuzluğu olarak ortaya çıkarken, ikinci sırada ise yüzde 24.1 ile “medya-Başbakan tartışması” oldu. Bu iki olayı yüzde 9.3 ile Rus-Gürcü savaşı, yüzde 7.2 ile Cumhurbaşkanı Gül’ün Erivan gezisi, yüzde 6.9 ile de diğer yolsuzluk iddiaları takip etti.

 

Yazı kategorisi: Haber, Yolsuzluk | Etiketler: , , , , , | » yorum bırak;

‘Ananı da al git’ yetmedi!

Yazan: trsiyaset Eylül 23, 2008

Başbakan'ın "ananı da al git" dediği çiftçi M. Kemal Öncel

Erdoğan’ın `Ananı da al git’ dediği çifçinin anasını ağlattılar

BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan’ın 11 Şubat 2006 tarihinde Mersin gezisinde “Çiftçinin hali ne olacak? Anamız ağladı. Hangi yüzle geliyorsun buraya?” diyerek tepki gösteren ancak, Erdoğan’ın “Ananı da al git” sözleriyle karşılaşan 45 yaşındaki çiftçi Mustafa Kemal Öncel, `Başbakan’a hakaret’ suçundan beraat ederken, 9 davadan 3′ünden toplam 3 yıl 9 ay hapis cezası aldı, diğer 6 dava ise sürüyor.Başbakan Erdoğan 11 Şubat 2006′da partisinin ilçe kongresinin yapıldığı Edip Buran Spor Salonu’na gelirken çiftçi Kemal Öncel bağırdı. Öncel’in üzerine yürüyen Başbakan korumaları ağzını kapatıp, onu yaka-paça uzaklaştırmak İstedi. Başbakan, korumalarına “Bırakın yanıma gelsin” diye talimat verince, uzun süre gündemde kalan tartışma oldu. Öncel, götürüldüğü karakolda ifadesi alındıktan sonra sevk edildiği mahkemece serbest bırakıldı. Öncel hakkında Mersin 1′inci Sulh Ceza Mahkemesi’nde `Kamu görevlisine hakaret’ suçundan 3 yıl hapis istemiyle dava açıldı. Öncel, bu davada yeterli delil elde edilemediği ve suç unsurları oluşmadığı gerekçesiyle beraat etti.

 

Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Haber | Etiketler: , , , | » yorum bırak;

Kılıçdaroğlu Durmuyor !

Yazan: trsiyaset Eylül 22, 2008

Kemal Kılıçdaroğlu


CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, Almanya’daki Deniz Feneri davasında ceza alan Mehmet Gürhan’ın, Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman’ı, “Türkiye’deki işlerinde vekil tayin ettiğine ilişkin” 2007 tarihli noter belgesini açıkladı.

Kılıçdaroğlu, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, partisinin Şişli İlçe Kongresinde dile getirdiği “3Y (yoksulluk, yolsuzluk ve yasaklarla mücadele) söylemine” artık vatandaşın itibar etmediğini iddia etti.
“Yolsuzlukla mücadele edeyim derken, AKP ve Sayın Başbakan bugün yolsuzluk yapanların en büyük hamisi durumuna gelmiş durumda” diyen Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
“Almanya tarihinin en büyük nitelikli dolandırıcılık davasının Türkiye’deki faili olarak mahkeme kararına geçen kişi, bugün RTÜK’ün başında ve Sayın Recep Tayip Erdoğan’ın koruması altında. Sayın Başbakana sormak isterim: Almanya’daki dolandırıcılık davasının Türkiye ayağını oluşturan kişilerden birisi olarak, adı defalarca geçen kişiyi, RTÜK Başkanı olarak görmeyi nasıl içinize sindiriyorsunuz? Bu anlayışınızı, yolsuzlukla mücadele söyleminin neresine oturtuyorsunuz? Sayın Zahid Akman’ı, Kanal 7′yi birlikte kurduğunuz için mi koruyorsunuz? Bu bağlamda bir korumanın suçu paylaşmak anlamına geldiğini çevrenizdeki kişiler acaba size söylemediler mi? Bu davranışınızı hangi şeref ve haysiyet anlayışınıza oturtuyorsunuz?
Almanya’daki Deniz Feneri olayında olduğu gibi, Kanal 7′nin yurt dışı hesaplarını resmi defterlerine kaydetmediği devletin raporları ile saptanmasına karşın, bu raporları sümenaltı edip, savcılığa göndermeyen SPK Başkanı Turan Erol’u hangi şeref ve haysiyet anlayışı ile yerinde tutuyorsunuz? Şayet yolsuzluklarla mücadele programınız bu anlayış ile hazırlanmışsa, onun adı ‘yolsuzlukla mücadele’ değil, yolsuzluklara yataklık yapmadır. Almanya’daki dolandırıcılık olayının Türkiye baş aktörü Zekeriya Karaman’ın akrabanız olması, size böyle bir korumacılık yetkisi vermez, vermemelidir. Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanı vergi kaçakçılarının, hayali ihracatçıların, karaparacıların hamisi olamaz. Türkiye Cumhuriyeti, karapara kuryecilerinin ve karaparanın cenneti olamaz.”

“BİAT BELGESİ”

Kemal Kılıçdaroğlu, basın toplantısında,Almanya’daki Deniz Feneri davasında ceza alan Mehmet Gürhan’ın, Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman’ı vekil tayin ettiğine ilişkin, 21 Mayıs 2007 tarihinde İstanbul 10. Noterliğince düzenlenen belgeyi de açıkladı.
Belgeyi “biat belgesi” olarak nitelendiren Kılıçdaroğlu, genel vekaletname” başlıklı belgede, “Türkiye hudutları dahilindeki ortağı olduğum şirketlerdeki hisselerimi devretmeye, Türkiye hudutları dahilindeki şirketlere ortak olmaya, hisse satın almaya, ortaklıkla ilgili haklarımı takip etmeye benim adıma evrakları imzalamaya, kamu kurum ve kuruluşları ile özel ve tüzel şirketlerdeki işlerimi takip etmeye T.C. vatandaşı Kadir oğlu 03.01.1952 doğumlu Zekeriya Karaman’ı vekil tayin ettim” cümlelerinin yer aldığını kaydetti.
CHP’li Kılıçdaroğlu, bu vekaletnamenin, “Mehmet Gürhan’ın aslında bir piyon olduğunu, tüm yetkilerin ve sorumluluğun Zekeriya Karaman’da bulunduğunu açıkça gösterdiğini” ileri sürdü.

“KENDİNİZİ ÇIKMAZ SOKAKTA BULURSUNUZ”

Kılıçdaroğlu, şu görüşleri dile getirdi:
“Sayın Başbakana önerim: Sayın Başbakan bu vekaletnameyi önünüze alınız ve vicdanınızın da sesini dinleyerek bir düşününüz. Tüyü bitmemiş yetimlerin hakkını kimler yiyor? Kimler İslamiyetin o güzel yardımlaşma duygularını özel çıkarları için kullanıyor ve siz Türkiye’deki asıl faillerin arkasında, onların destekçisi olarak görünüyorsunuz. Bunu gerçekten de içinize sindirebiliyor musunuz? Sayın Başbakan’ın etrafında saygın kişiler var. Lütfen onların uyarılarına kulak versin. Şayet Dengir Fırat’la yola çıkarsanız, kendinizi çıkmaz sokakta bulursunuz. Zaten ağzınızın bozukluğu da galiba buradan geliyor.”
Kemal Kılıçdaroğlu, Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat ile ilgili olarak da “Dengir Fırat’ın en büyük ortağı olduğu MENAS’ın ürünlerini yurt dışına götüren TIR’da 89 kilo eroin yakalandı mı, yakalanmadı mı? Fırat’ın en büyük ortağı olduğu MENAS şirketi hayali ihracat yaptı mı, yapmadı mı? Sayın Başbakanın imzasıyla Dengir Fırat’ın iftira attığını kanıtlarsam, Mehmet Mir Dengir Fırat’ı partideki görevinden alacak mısınız?” dedi.
Kılıçdaroğlu, bir soru üzerine, Başbakan Erdoğan’ın imzasıyla, Fırat’ın birisine iftira attığını kanıtlayacağını söyledi.
“Kime iftira attığını söylemeyecek misiniz?” sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, “sayın Başbakan sorsun öğrensin bakalım. Ben bunu kanıtlayacağım, o zaman Sayın Başbakan dönüp Mehmet Dengir Mir Fırat’a ne söyleyecektir, ben de merak ediyorum. Ben bir şey istiyorum, milletvekilliğinden ayrılması…” diye konuştu.

“DENGİR FIRAT’LA HESAPLAŞACAĞIZ”

Kılıçdaroğlu, bir gazetecinin, Fırat’ın, hayali ihracat olayı ortaya çıktığı zaman “ben o şirketten ayrılmıştım” dediğini anımsatması üzerine, “Sayın Dengir Fırat’la hesaplaşacağız. Fırat’la bütün medyanın önünde herhalde bir araya geleceğiz. O zaman ben size Fırat’ın ve şirketinin gerçek yüzünü belgelerle göstereceğim. Öyle kafadan atmak, hakaret yok, kızmak da yok. Ben belgelerini göstereceğim, sayın Fırat da konuşacak” dedi.
“Bu bir çağrı mı?” sorusuna Kılıçdaroğlu, “kendisinin çağrısıydı, dün sayın Başbakan da çağrıya yanıt vermediğimizi söyledi. Sayın Fırat’la herhangi bir yerde tartışalım, basın mensupları da izlesinler” yanıtını verdi.
Kemal Kılıçdaroğlu, “CHP’nin Almanya’daki bir vakıftan 85 milyon avro yardım aldığına ilişkin iddialara” yönelik bir soruyu yanıtlarken, “Benim böyle bir hesabım ve param da yok. Ama açıklarlarsa sevinirim. Belki Almanya’da benim bir hesabım olduğunu da öğrenmiş olurum, paraya da ihtiyacım var” dedi.

 

Yazı kategorisi: Haber, Yolsuzluk | Etiketler: , , , , , , , | » yorum bırak;

Tüm dünya farkında; ‘AK Gömlek’ lekelendi !

Yazan: trsiyaset Eylül 19, 2008

Ak gömleği lekelendi

Recep Tayyip Erdoğan

Bir kapatma davası daha olabilir

Yargı süreci Almanya’da olmasına rağmen Türkiye’de de büyük tartışma yaratan Deniz Feneri e.V. davasının sonucu, dünkü Alman gazetelerinde de yer aldı. Davanın başlangıcında pek ciddiye alınmayan skandal, mahkemenin sonuçlanmasıyla birlikte yazılı basında geniş yer buldu.
Gazetelerde öne çıkan başlıklar ve yorumlar da özetle şöyle oldu:

TAGESZEITUNG – TAZ: Deniz Feneri davası, Aydın Doğan’ın Erdoğan’a karşı bir puan alması ile son buldu. Artık paraların AKP’de parti işleri için kullanıldığı tartışılmaz. Rüşvet ve yolsuzlukla mücadele için seçilen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, ilk kez ak gömleğinde leke var.

BILD: Aşağılık vurgunculara hapis. Vatandaşlarını sosyal bir dernek yardımıyla 18 milyon euro dolandırdılar. Dava kapanmış değil. Frankfurt Savcılığı, Türkiye’de medya kuruluşlarının baş deneticisi olan (RTÜK Başkanı) Zahid Akman hakkında soruşturma yürütüyor.

DIE ZEIT: Devlet çamurda. Başbakan Erdoğan, seçime gitse oyların yüzde 50’sini alır. Soruşturma sonucunu beklemek yerine, suçlanan parti arkadaşlarına arka çıktı. Aydın Doğan’la arasındaki mücadele, Türkiye’de gündemi değiştirdi.

HANDELSBLATT: Türk derneği Deniz Feneri’ndeki bağış skandalında 5 yıldan 10′ya kadar hapis cezaları verildi. Aynı zamanda Türkiye’nin en büyük medya deneticisi hakkında da yeni iddialar ortaya atıldı. Frankfurt Savcılığı, bağış skandalı ile ilintili olan RTÜK Başkanı Zahid Akman’ın sanık olduğunu belirtti.

Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Haber, Yolsuzluk | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , | » yorum bırak;

..ve Deniz Feneri Leman’da !

Yazan: trsiyaset Eylül 17, 2008

Yazı kategorisi: Mizah | Etiketler: , , , | » yorum bırak;

Deniz Feneri Davasında Sona Doğru !..

Yazan: trsiyaset Eylül 16, 2008

 ‘Bağış yapanlar beni affetsin, üzgünüm’

Tutuklu yargılanan Deniz Feneri e.V’nin başkanı Mehmet Gürhan, son sözlerinde günah çıkarttı: Gelen yardımlarla bağışçılara sormadan bir takım faaliyetlerde bulundum. Sormadığım için af dilerim, çok üzgünüm…

 

Deniz Feneri davasının dünkü duruşmasında savcı iddiaları okuduktan sonra sanık avukatları savunmaları yaptı. ardından da tutuklu sanıklara son sözleri soruldu. Deniz Feneri e.V’nin başkanı ve davanın bir numaralı sanığı Mehmet Gürhan son sözlerini Türkçe söyledi. Gürhan’ın sözleri mahkemeye simültane çevrildi: “Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Avukatım gereken açıklamaları yaptı. Ben kısa konuşacağım. 1999’da kurulan derneğin başkanı olarak amacım fakir ve yardıma muhtaç bir çok insana yardım etmekti. Bu nedenle gelen yardımların belki bağışçılara sormadan bir takım faaliyetlerde bulundum. Sormadığım için bağışçılardan af dilerim, çok üzgünüm. Sormam lazımdı. İyi niyetli yapılan bu çalışmaların daha sonra farklı algılanacağını tahmin edemedim. Bağlı olduğum şirketin ortaklarına yanlış yansıtılarak benden kaynaklanan sıkıntıların onları üzeceğini tahmin edemedim. İyi niyetle yaptığımız iş bu hale geldi, bağışçılardan özür diliyorum.”

 

Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Yolsuzluk | Etiketler: , , , | » yorum bırak;

Erol Çakır`ın, Erdoğan Raporu !

Yazan: trsiyaset Eylül 10, 2008

AKP Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli yolsuzluğunu ortaya çıkaran CHP Grup Başkan Vekili Kemal Kılıçdaroğlu, bu kez de AKP’nin yolsuzluk dosyasına ilişkin şok edici belgeler sundu.

Dönemin İstanbul Valisi Erol Çakır'ın 'Erdoğan Raporu'

İlki, eski İstanbul Valisi Erol Çakır’ın Tayyip Erdoğan’ın Belediye başkanlığı döneminde başbakanlığa yazdığı gizli yazı.

Yeni Harman Dergisi ’nin son sayısında yer alan bu belgeye göre Kemal Kılıçdaroğlu, belediyenin ve partinin yarattığı havuz hesaplara ihalelerden para aktığını söylüyor. Belediye ihaleleri yandaş firmaya veriliyor. Bu firmalarla yapılan sözleşmeler ise gerçek bedelin üstünde fiyatlar ile gerçekleşiyor. Aradaki fark ise partinin ve kişilerin hesaplarına akıyor. Şok edici durum, Erol Çakır’ın raporu ile ortaya çıkıyor.

İşte o belge:

 

 

 

 

 

 

“T.C
İSTANBUL VALİLİĞİ
Emniyet MüdürlüğüneSAYI:B.O5.I.E.G.M.4.34.00.16
Arş.Değ.Br.A.99/Gz.28

KONU:BELBİM A.Ş.

BAŞBAKANLIK MAKAMINA

İstanbul Sarıyer Cumhuriyet Başsavcılığına Müşteki Berk ÜSTÜNDAĞ tarafından yapılan yazılı şikayet üzerine, belirtilen Başsavcılık 16.02.1999 tarihinde Emniyet Müdürlüğüne bir müzekkere yazarak; İstanbul Büyükşehir Belediyesi İktisadi Teşekkülü olan BELBİM A.Ş. tarafından AKBİL(Akıllı Bilet) Projesinin ihale edilmeden üstlenildiğini ve adı geçen kuruluş tarafından Fazilet Partisine yakınlığı ile tanınan bir firmaya sipariş verildiğini, ihalenin usulsüz olmasının yanı sıra 2 $’a mal olan okuyucuların 6 $’a Belediyeye satışının yapıldığını, bu şekilde Belediyenin 4 Milyon $ zarara uğratıldığını ayrıca akıllı kartların dolumunu yapan AKBİL 24 otomatik dolum cihazlarının hiçbir belge karşılığı olmaksızın nakit para karşılığı, sanal para bastığını bu konunun Belediyenin kartın kullanım alanları ile ilgili sektörlerde Devlete ödenmesi gereken verginin ödenmediğini, ayrıca kartların güvenlik sistemlerinin kasıtlı olarak BELBİM A.Ş. çalışanlarınca devreden çıkartılarak günlük bilgisayar veri çıkışlarının raporlarının alınmadığını, böylece her ay yaklaşık 3-4 Trilyona yakın paranın Fazilet Partisine yakın firmalar tarafından havuz hesaplarına aktarıldığını bu hesaplardan da adı geçen partinin kuryeleri vasıtasıyla paranın partiye ve Recep Tayyip ERDOĞAN’a gittiğini içeren dosyanın araştırılması istenmiştir.

16.02.1999 tarihinden itibaren yukarıda özetlenen konu ile ilgili Emniyet Müdürlüğü’nce yapılan çalışmalar da belirtilen konuların büyük ölçüde doğru olabileceği, Devlete ödenmesi gereken vergilerin ödenmediği, ayrıca; organize olarak BELBİM, İGDAŞ Ulaşım A.Ş., İSTAÇ Halk Ekmek,İSTON ve İSFALT adlı Belediye İktisadi Teşekküllerinin tüm gelirlerinin Vakıflar Bankasında açılan bir hesapta toplandığı, buradan da denetimi imkansız kılmak için bir çok hesapta paranın dolaştırıldıktan sonra Fazilet Partisine yakınlığı ile bilinen firma ve şahıslara aktarıldığı, Fazilet Partisinin bazı adaylarının seçim giderlerinin karşılandığı, Akit, Yeni Şafak ve Kanal 7’ye devamlı kaynak aktarıldığı, ayrıca bu havuz hesabından isimleri tespit edilen firma ve şahıslara aktarım yapılması için özel bankalarda başka havuz hesaplarının oluşturulduğu, bu firmaların büyük miktarlarda naylon fatura keserek karşılıksız trilyonlarca T.L yi parti ve Büyükşehir Belediye Başkanlığının mutemet şahıslarına verdiği duyumu alınmıştır.

Belirtilen konuların ayrıca Başbakanlık Takip Kurulunca da izlendiği istihbar olunmuştur.

Yukarıda belirtilen konularla ilgili planı operasyona 12.04.1999 gününden itibaren başlanacaktır. Konunun önemi ve kapsamı itibari ile yine Sarıyer Cumhuriyet Başsavcılığının 07.04.1999 tarihli İstanbul Valiliğine hitaben yazdığı yazı gereği operasyonda Emniyet Birimlerine destek vermek amacıyla Belirtilen nitelikteki uzmanların görevlendirilmesi için;

Bilgi ve gereğini arz ederim.

Erol Çakır

İstanbul Valisi”

 

 

 

Kaynak : http://www.dusunenturk.net

Yazı kategorisi: Haber, Yolsuzluk | Etiketler: , , , , , , | » yorum bırak;

Suç ve Suçlu Listesi !

Yazan: trsiyaset Ağustos 25, 2008

Dokunulmazlık Zırhı !


Recep Tayyip Erdoğan :

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında görevi ihmal, zimmet, kamu taşıma biletlerinde kalpazanlık, resmi evrakta ve kayıtlarında sahtecilik ile cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak suçlamalarından 4 ayrı dosya bulunuyor.

Dengir Mir Mehmet Fırat :

AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat’ın ise basın yoluyla halkı sınıf, din, ırk, mezhep veya bölge farklılığı gözeterek açıkça tahrik etmek suçlamasından 1 dosyası rafta bekliyor.

Kemal Unakıtan :

Vergi Usul Yasası’na muhalefet.

İdris Naim Şahin :

İhaleye fesat karıştırmak, zimmet, kamu taşıma biletlerinde kalpazanlık, resmi evrakta ve kayıtlarında sahtecilik ile cürüm işlemek için teşekkül oluşturmakla suçlanan AKP Genel Sekreteri İdris Naim Şahin dokunulmazlığı nedeniyle hâkim karşısına çıkmıyor.

MEHDİ EKER (Tarım ve Köyişleri Bakanı) :

Hukuka aykırı işlemlerden sorumlu olmak.

ABDÜLKADİR AKSU (İstanbul Milletvekili):

Özel evrakta sahtecilik ve Siyasi Partiler Yasası’na muhalefet.

AKİF GÜLLE (Amasya Milletvekili):

Devlet İhale Yasası’na muhalefet.

ASIM AYKAN (Trabzon Milletvekili):

Mahkeme kararlarına uymamak suretiyle görevi kötüye kullanmak.

AHMET KOCA (Afyon Milletvekili):

Yetkili mercilerin emirlerine riayetsizlik.

SONER AKSOY (Kütahya Milletvekili):

Basın yoluyla hakaret.

MEHMET SEKMEN (İstanbul Milletvekili):

Bir kısım kooperatiflere usulsüz arsa tahsis etmek.

MÜFİT YETKİN (Şanlıurfa Milletvekili):

Evrakta sahtekârlık ve kamu kurumunu dolandırmak, Vergi Usul Yasası’na muhalefet.

EMİN TUTAN (Bursa Milletvekili):

Özel evrakta sahtecilik.

ALİ TEMUR (Giresun Milletvekili):

Özel evrakta sahtecilik.

ÖZKAN ÖKSÜZ (Konya Milletvekili):

Dolandırıcılık, özel evrakta sahtecilik, Siyasi Partiler Yasası’na muhalefet etmek.

HÜSNÜ ORDU (Kütahya Milletvekili):

Görevli memura hakaret ve tehdit.

ZEYİD ASLAN (Tokat Milletvekili):

Kooperatifler Yasası’na muhalefet.

MİKAİL ASLAN (Kırşehir Milletvekili):

Zimmet, kamu taşıma biletlerinde kalpazanlık, resmi evrakta ve kayıtlarında sahtecilik ile cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak, tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu yaralamaya sebebiyet vermek.

Ve bunlar sadece bir bölümü..

AKP`de 52,
DTP`de 21,
CHP`de 18,
MHP`de 1
milletvekilinin dokunulmazlık zırhı sayesinde yargılanamadığı Türkiye`nin düştüğü içler acısı hali gözler önüne seriyor..

Soruyoruz :

 

DOKUNULMAZLIK REZİLLİĞİ İLE DAHA NEREYE KADAR?


Kaynak : http://www.dusunenturk.net

 

Yazı kategorisi: Haber, Yolsuzluk | Etiketler: , , , , | » yorum bırak;