Türk Siyaseti ve Perde Arkası !

Türkiye Cumhuriyeti Siyasi Partileri ve Politikaları

Mesajlar Etiketlendi ‘Zekeriya Karaman’

Alman savcı ve hakimden şok açıklamalar

Yazan: trsiyaset Eylül 25, 2008

Alman hakimi Dr. Jochen Müller

Deniz Feneri e.V. davasının Alman hakimi Dr. Jochen Müller ve Frankfurt Başsavcısı Doris Möller-Scheu, Deniz Feneri davasıyla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Posta Gazetesi’nden Kamil Taylan’ın sorularını yanıtlayan Hakim Müller, dava sürecinde kendisini etkileyen 3 şeyin 3 sanığın da suçlarını itiraf etmeleri ve Deniz Feneri’nin muhasebecisi olan sanık Firdevsi Ermiş’in cesur ifadeleri olduğunu söyledi. Asıl suçluların Türkiye’de olduğunu söyleyen hakim Müller, ”Kararda asıl suçlular Türkiye’de dedik. Bununla Türkiye’deki Kanal 7′nin yöneticilerini kastediyoruz. Çünkü Almanya’da halktan bağış olarak toplanan paralar Türkiye’ye gönderiliyor ve orada Kanal 7′nin sorumlularına teslim ediliyordu” dedi.

Deniz Feneri’nin çıkar için kullanıldığının altını çizen Müller, Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman ile Zahid Akman’ın Deniz Feneri e.V.’nin kurduğu şirketlerde hissedar olduğunu ifade ederek, ”Daha doğrusu, Deniz Feneri’ni bir yerde kendi çıkarları için kullandılar. Zahid Akman RTÜK Başkanı olduktan sonra bu firmalardan adını sildirmiş” şeklinde konuştu.

İşte Müller’in çarpıcı açıklamaları:

- Mahkeme heyeti olarak şunu tespit ettik. Baş suçlu olarak bizden 5 yıl 10 ay hapis cezası alan Mehmet Gürhan’ın ardında birileri var. O bunların emirlerini, Almanya’da yerine getiriyordu. Yani bir yerde o kuklaydı. Bu kuklayı Kanal 7′nin Türkiye’deki sorumluları ve onların çevresi oynatıyordu.

- Deniz Feneri’nin resmi muhasebesiyle, gizli muhasebesi arasındaki farkı araştırdık. Arada en az 11.7 milyon Euro fark belirledik.

- Türkiye hükümeti diplomatik kanallar üzerinden bu davanın gelişimi ve aşamaları hakkında bilgi istedi.

ZAHİD AKMAN İÇİN 5 YIL İSTENEBİLİR

Davanın Başsavcısı Doris Möller-Scheu ise dolandırıcılık ve sahte iflas suçu işlenmiş olduğundan şüphe ettikleri OFWG’nin (Almanya’da kurulmuş konut yapı kooperatifi) eski yöneticileri hakkında soruşturma açtıklarını belirterek, ”Bu kişiler arasında RTÜK Başkanı Dr. Zahid Akman da bulunuyor. Kooperaifteki dolandırıcılık suçunu işlediği mahkemede kanıtlacak olanlara 5 yıla kadar hapis cezası verilebilir” diye konuştu.

İşte Frankfurt Başsavcısı’nın açıklamaları:

- Kooperatifin kayıtlarında Zahid akman sorumlu yönetici olarak gözüküyor. Haziran 2006′ya kadar bu görevi sürdürmüş. Bundan dolayı RTÜK Başkanı Akman, Deniz Feneri davasında olduğu gibi kooperatif davasında da zanlı. Zahid Akman Almanya’da olsaydı yahut bir gün gelirse tabii ki ifadesini almak için kendisine ricada bulunacağız.

- Deniz Feneri davasında bir çok kişi için soruşturma yürütülüyor. Biz sadece üçü hakkında dava açtık. Bu 3 kişinin ön tutukluluk süreleri uzamasın istedik. Bu, Deniz Feneri davasında soruşturmanın kapandığı anlamına gelmez.

- Deniz Feneri davasında suçlananlarla kooperatif davasında suçlananlar hep aynı kişiler. Bir de hem Deniz Feneri için hem de kooperatif için aynı televizyonda Kanal 7′de reklam yapılmış.

- Şimdiye dek hiçbir Türk makamı Deniz Feneri ya da kooperatif davasıyla ilgili olarak bize başvuruda bulunmadı. Türkiye’de savcılar bu belli kişiler hakkında bir soruşturma açarlarsa, tabii ki bizden bilgi alabilirler. Bu yöntem zaten uluslararası anlaşmalarla belirlenmiştir.

Yazı kategorisi: Haber, Yolsuzluk | Etiketler: , , , | » yorum bırak;

Kanal 7 Ekibinin İlginç Operasyonu !

Yazan: trsiyaset Eylül 25, 2008

Fener’in Türkiye bağları tek tek BUHARLAŞMIŞ!

Karaman ve Akman
VATAN, ’Sahte Vekaletnameli’ hisse devrinden sonra Almanya’daki Deniz Feneri davasında adı geçen Kanal 7 bağlantılı iki şirketin daha ’el konulur’ endişesiyle çalışanlara devredildiğini ortaya çıkardı… Deniz Feneri’ne ’tekstil’faturaları kesen Aktif Barter ile gemi alınımında 750 bin euro gönderilen Renklam Limited şirketi artık çalışanların…Deniz Feneri e.V. soruşturması için 25 Nisan 2007’de Frankfurt’ta çok sayıda ev ve işyerini basan Alman polisi, o gün önemli belgeler elde etti. Savcılık derneğin kurucu başkanı ve Kanal 7 Almanya’nın başındaki isim Mehmet Gürhan’ın tüm mal varlığına el koydu. Bu şirketlerin ortakları olan Kanal 7 Yönetim kurulu Başkanı Zekeriya Karaman, yöneticiler Mustafa Çelik, İsmail Karahan ve Zahid Akman’ın Türkiye’deki izlerini de süren Alman savcılığı para trafiğinde yer alan üç şirketi mercek altına aldı. İşte o üç şirket ve VATAN’IN ortaya çıkardığı ’Kanal 7 kökenli’ ekibin ilginç operasyonları:

1)-HALİÇ LTD:

Atlas 1 adlı geminin alımında Deniz Feneri’nden 400 bin Euro’nun gönderildiği öne sürülen Haliç Deniz Taşımacılığı ve Turizm LTD şirketi bir süre Eyüp’te faaliyet gösterdi. Adresi Eyüp Bulvarı No:40/B idi. Şirket Mustafa Çelik, İsmail Karahan ve Mehmet Gürhan’ın ortaklığıyla 15 Mart 2006’da kurulmuştu.

OPERASYON: Gürhan 25 Nİsan 2007’de cezaevine girince, VATAN’ın ortaya çıkardığı ’sahte vekaletname’devreye girdi. 21 Mayıs 2007’de yani Gürhan cezaevindeyken Zekeriya Karaman sahte belgeyle 21 Mayıs 2007’de Gürhan’ın hisselerini İsmail Karahan’a devretti. Böylece ilk şirket, Alman takibinden kaçırıldı.

2)AKTİF BARTER:

Almanya’daki iddianamede bu şirketin adı, Deniz Feneri’ne ’naylon faturalar’ kesen firma olarak yer alıyordu. İddianameye göre şirketin kurucuları Beyaz İletişim Limited ile Zekeriya Karaman, İsmail Karahan, Mustafa Çelik ve Aykut Zahid Akman’dı. İddianemede, “Firma, eşya yardımı için Textil ürünleri vermiş. Bilinmeyen şey ise, bu textil ürünlerinin nereye gönderildiğidir. ”

OPERASYON: Haliç Denizcilik’e ait adreste gözüken şirketin tabelası 20 gün öncesine kadar binada asılıydı. Ancak ticari adıyla Barter Aktiv, 2007 yılı Kasım ayında daha önce yine şirket müdürü olan Nilüfer Şimşek’e satıldı. Şimşek, ortakları İsmail Tezcan ve Cafer Tezcan’la birlikte şirketi eski patronlarından satın aldı. Şimşek VATAN’a yaptığı açıklamada şirketi 6 Şubat 2008’de şirketi Kar İş Merkezi’ne taşıdığını belirterek “Benim yönetici olarak çalıştığım dönem Barter Aktiv o adresteydi. Benden önce de şirketin yeri orasıymış. Ancak Haliç Denizcilik diye bir şirket hiç hatırlamıyorum” dedi.

3-RENKLAM A.Ş:

İddinamede Atlas-1 adlı geminin alımında önemli rol oynadığı belirtilen bu şirketin tam adı:Renklam Medya İletişim ve Ticaret Limited Şirketi.Zahit Akman, Zekeriya Karaman ve İsmail Karahan şirketi 10 Nisan 1997’de kurdu.

Deniz Feneri e.V soruşturmasında Euro 7’nin yetkilisi Şahin Küsmüş, Renklam’ın rolünü polise anlatırken: “Renklam Şirketi bana Türkiye’deki Kanal 7 için çalışan bir reklam acentesi olarak tanıtıldı. 250 bin euro ya da 500 bin euro hesap hareketlerinden yola çıkılarak bu bedelin Renklam’a avans olarak verildiği sonucu çıkmaktadır.”

OPERASYON: Akman RTÜK Başkanı seçildikten 12 gün sonra 27 Temmuz 2005’te hisselerini İsmail Karahan’a devretti. O tarihte henüz Almanya’da operasyon yoktu. Zekeriya Karaman ile İsmail Karahan ise, operasyondan 4 ay sonra 21 Ağustos 2007’de şirketteki hisselerini devretti. Kime mi? Şirkette yönetici olarak çalışan Yunus Güngör ve Mehmet Akif Çeç patronlarının hisselerini üzerlerine aldılar.

Haliç Denizcilik’in telefonlarını çevirdiğinizde karşınıza Renklam Medya çıkıyor. Adresler birbirine çok yakın ya da aynı. Haliç Denizcilik Taşımacılık ve Turizm Ltd. Şirketi İstanbul Ticaret Odası (İTO) kayıtlarında faal gözüküyor. Ancak şirket adresine gittimizde karşımıza Fuzul Otomotiv ofisi çıktı. Fuzul Otomotiv yetkilileri 2 ay önce buraya taşındıklarını, geldiklerinde üst katın boş olduğunu söylediler. 3 Eylül günü gittimizde görüntülediğimiz Barter Aktiv tabelasının yerinde ise artık Fuzul yazıyor.

 

 

Yazı kategorisi: Haber, Medya/Basın | Etiketler: , , | » yorum bırak;

İstanbul 10. Noterliği’ne ikinci soruşturma

Yazan: trsiyaset Eylül 24, 2008

Adalet Bakanlığı da İstanbul 10. noteri hakkında soruşturma başlattı.

Adalet Bakanlığı, Deniz Feneri davasında ceza alan Mehmet Gürhan’ın, “yurt dışında tutuklu bulunduğu dönemde” Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman’a “genel vekaletname” verdiği iddiaları üzerine, vekaletnamenin düzenlendiği İstanbul 10. Noterliği hakkında soruşturma başlattı.

Hürriyet

Yazı kategorisi: Haber | Etiketler: , , , , , | » yorum bırak;

Kılıçdaroğlu Durmuyor !

Yazan: trsiyaset Eylül 22, 2008

Kemal Kılıçdaroğlu


CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, Almanya’daki Deniz Feneri davasında ceza alan Mehmet Gürhan’ın, Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman’ı, “Türkiye’deki işlerinde vekil tayin ettiğine ilişkin” 2007 tarihli noter belgesini açıkladı.

Kılıçdaroğlu, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, partisinin Şişli İlçe Kongresinde dile getirdiği “3Y (yoksulluk, yolsuzluk ve yasaklarla mücadele) söylemine” artık vatandaşın itibar etmediğini iddia etti.
“Yolsuzlukla mücadele edeyim derken, AKP ve Sayın Başbakan bugün yolsuzluk yapanların en büyük hamisi durumuna gelmiş durumda” diyen Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
“Almanya tarihinin en büyük nitelikli dolandırıcılık davasının Türkiye’deki faili olarak mahkeme kararına geçen kişi, bugün RTÜK’ün başında ve Sayın Recep Tayip Erdoğan’ın koruması altında. Sayın Başbakana sormak isterim: Almanya’daki dolandırıcılık davasının Türkiye ayağını oluşturan kişilerden birisi olarak, adı defalarca geçen kişiyi, RTÜK Başkanı olarak görmeyi nasıl içinize sindiriyorsunuz? Bu anlayışınızı, yolsuzlukla mücadele söyleminin neresine oturtuyorsunuz? Sayın Zahid Akman’ı, Kanal 7′yi birlikte kurduğunuz için mi koruyorsunuz? Bu bağlamda bir korumanın suçu paylaşmak anlamına geldiğini çevrenizdeki kişiler acaba size söylemediler mi? Bu davranışınızı hangi şeref ve haysiyet anlayışınıza oturtuyorsunuz?
Almanya’daki Deniz Feneri olayında olduğu gibi, Kanal 7′nin yurt dışı hesaplarını resmi defterlerine kaydetmediği devletin raporları ile saptanmasına karşın, bu raporları sümenaltı edip, savcılığa göndermeyen SPK Başkanı Turan Erol’u hangi şeref ve haysiyet anlayışı ile yerinde tutuyorsunuz? Şayet yolsuzluklarla mücadele programınız bu anlayış ile hazırlanmışsa, onun adı ‘yolsuzlukla mücadele’ değil, yolsuzluklara yataklık yapmadır. Almanya’daki dolandırıcılık olayının Türkiye baş aktörü Zekeriya Karaman’ın akrabanız olması, size böyle bir korumacılık yetkisi vermez, vermemelidir. Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanı vergi kaçakçılarının, hayali ihracatçıların, karaparacıların hamisi olamaz. Türkiye Cumhuriyeti, karapara kuryecilerinin ve karaparanın cenneti olamaz.”

“BİAT BELGESİ”

Kemal Kılıçdaroğlu, basın toplantısında,Almanya’daki Deniz Feneri davasında ceza alan Mehmet Gürhan’ın, Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman’ı vekil tayin ettiğine ilişkin, 21 Mayıs 2007 tarihinde İstanbul 10. Noterliğince düzenlenen belgeyi de açıkladı.
Belgeyi “biat belgesi” olarak nitelendiren Kılıçdaroğlu, genel vekaletname” başlıklı belgede, “Türkiye hudutları dahilindeki ortağı olduğum şirketlerdeki hisselerimi devretmeye, Türkiye hudutları dahilindeki şirketlere ortak olmaya, hisse satın almaya, ortaklıkla ilgili haklarımı takip etmeye benim adıma evrakları imzalamaya, kamu kurum ve kuruluşları ile özel ve tüzel şirketlerdeki işlerimi takip etmeye T.C. vatandaşı Kadir oğlu 03.01.1952 doğumlu Zekeriya Karaman’ı vekil tayin ettim” cümlelerinin yer aldığını kaydetti.
CHP’li Kılıçdaroğlu, bu vekaletnamenin, “Mehmet Gürhan’ın aslında bir piyon olduğunu, tüm yetkilerin ve sorumluluğun Zekeriya Karaman’da bulunduğunu açıkça gösterdiğini” ileri sürdü.

“KENDİNİZİ ÇIKMAZ SOKAKTA BULURSUNUZ”

Kılıçdaroğlu, şu görüşleri dile getirdi:
“Sayın Başbakana önerim: Sayın Başbakan bu vekaletnameyi önünüze alınız ve vicdanınızın da sesini dinleyerek bir düşününüz. Tüyü bitmemiş yetimlerin hakkını kimler yiyor? Kimler İslamiyetin o güzel yardımlaşma duygularını özel çıkarları için kullanıyor ve siz Türkiye’deki asıl faillerin arkasında, onların destekçisi olarak görünüyorsunuz. Bunu gerçekten de içinize sindirebiliyor musunuz? Sayın Başbakan’ın etrafında saygın kişiler var. Lütfen onların uyarılarına kulak versin. Şayet Dengir Fırat’la yola çıkarsanız, kendinizi çıkmaz sokakta bulursunuz. Zaten ağzınızın bozukluğu da galiba buradan geliyor.”
Kemal Kılıçdaroğlu, Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat ile ilgili olarak da “Dengir Fırat’ın en büyük ortağı olduğu MENAS’ın ürünlerini yurt dışına götüren TIR’da 89 kilo eroin yakalandı mı, yakalanmadı mı? Fırat’ın en büyük ortağı olduğu MENAS şirketi hayali ihracat yaptı mı, yapmadı mı? Sayın Başbakanın imzasıyla Dengir Fırat’ın iftira attığını kanıtlarsam, Mehmet Mir Dengir Fırat’ı partideki görevinden alacak mısınız?” dedi.
Kılıçdaroğlu, bir soru üzerine, Başbakan Erdoğan’ın imzasıyla, Fırat’ın birisine iftira attığını kanıtlayacağını söyledi.
“Kime iftira attığını söylemeyecek misiniz?” sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, “sayın Başbakan sorsun öğrensin bakalım. Ben bunu kanıtlayacağım, o zaman Sayın Başbakan dönüp Mehmet Dengir Mir Fırat’a ne söyleyecektir, ben de merak ediyorum. Ben bir şey istiyorum, milletvekilliğinden ayrılması…” diye konuştu.

“DENGİR FIRAT’LA HESAPLAŞACAĞIZ”

Kılıçdaroğlu, bir gazetecinin, Fırat’ın, hayali ihracat olayı ortaya çıktığı zaman “ben o şirketten ayrılmıştım” dediğini anımsatması üzerine, “Sayın Dengir Fırat’la hesaplaşacağız. Fırat’la bütün medyanın önünde herhalde bir araya geleceğiz. O zaman ben size Fırat’ın ve şirketinin gerçek yüzünü belgelerle göstereceğim. Öyle kafadan atmak, hakaret yok, kızmak da yok. Ben belgelerini göstereceğim, sayın Fırat da konuşacak” dedi.
“Bu bir çağrı mı?” sorusuna Kılıçdaroğlu, “kendisinin çağrısıydı, dün sayın Başbakan da çağrıya yanıt vermediğimizi söyledi. Sayın Fırat’la herhangi bir yerde tartışalım, basın mensupları da izlesinler” yanıtını verdi.
Kemal Kılıçdaroğlu, “CHP’nin Almanya’daki bir vakıftan 85 milyon avro yardım aldığına ilişkin iddialara” yönelik bir soruyu yanıtlarken, “Benim böyle bir hesabım ve param da yok. Ama açıklarlarsa sevinirim. Belki Almanya’da benim bir hesabım olduğunu da öğrenmiş olurum, paraya da ihtiyacım var” dedi.

 

Yazı kategorisi: Haber, Yolsuzluk | Etiketler: , , , , , , , | » yorum bırak;

Zahid Akman’ın Yalanı Ortaya Çıktı !

Yazan: trsiyaset Eylül 20, 2008

Hani ticari faaliyetin yoktu!

RTÜK Başkanı Akman’ın kardeşiyle ortak olduğu şirket, Ankara’nın en ünlü alışveriş merkezi Armada

RTÜK Başkanı Zahid Akman
ALMANYA’daki Deniz Feneri e.V. davasında ’Kendisi kurye olabilir’ denen Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Zahid Akman’ın, “3,5 yıldır, yurtiçinde ve yurtdışında da hiçbir ticari faaliyetim yoktur” demesine rağmen, Ankara’nın en ünlü alışveriş merkezi Armada’nın ortakları arasında yer aldığı anlaşıldı. Hürriyet’in bu konuda ulaştığı belgelerden sonra, Akman’ın kardeşi ve şirket ortağı Turgut Akman, “Evet, ben ve Zahid Armada’nın ortakları arasındayız” dedi.

Bir ortak da Karaman

Hürriyet’in haberine göre, Armada alışveriş merkezi ile ilgili hisse devirleriyle ilgili tapu kayıtlarında, Turgut Akman’ın, RTÜK Başkanı Zahid Akman’ın dışında, ilginç iki isim daha bulunuyor. Hayat Yapı Ticaret ve Yatırım Limited Şirketi’nin Akman kardeşler dışındaki diğer ortakları arasında, yine Deniz Feneri davasında adı geçen, Alman hakimin “Türkiye’deki baş sorumlulardan biri” olarak gösterdiği Kanal 7 Televizyonu’nun Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman ile Hamide Ceylan da bulunuyor. Hamide Ceylan’ın, eski RP Milletvekili Hasan Hüseyin Ceylan’ın eşi olduğu öğrenildi.

Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Haber, Yolsuzluk | Etiketler: , , , , | » yorum bırak;

Deniz Feneri Davası Sonuçlandı !

Yazan: trsiyaset Eylül 17, 2008

Deniz Feneri Davası

Frankfurt Mahkemesi

Almanya’daki Deniz Feneri davasının bugünkü duruşmasında yargıç Johann Müller, üç sanığın da dolandırıcılık suçundan mahkum olduklarını açıkladı.

Frankfurt Eyalet Yüksek Mahkemesindeki dava sonunda, Mehmet Gürhan’a 5 yıl 10 ay, Mehmet Taşkan’a 2 yıl 9 ay, Firdevsi Ermiş’e bir yıl 10 ay hapis cezası verdi.

Hapis cezası ertelenen Firdevsi Ermiş, duruşmadan sonra salıverildi.

FRANKFURT (A.A)

Yazı kategorisi: Yolsuzluk | Etiketler: , , , , , , , | » yorum bırak;